- Katılım
- 3 Şub 2019
- Mesajlar
- 2,094
- Tepki puanı
- 13
2012, kara delikleri anlamamız açısından büyük bir yıl oldu. İlk olarak Scientific America, “Kara Delikler Her Yerde” başlıklı oldukça ilginç bir bildiri yayınladı. Scientific American’ın bildirisinin ardından Princeton Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, kara deliklerin yaratılmasının düşünülenden daha kolay olduğunu belirlemek için Einstein’ın hidrodinamik denklemlerini sayısal olarak çözdüler. Araştırmacıların bulguları, bir kara delik oluşumunun önceki hesaplamalara göre çok daha az enerji gerektirdiğini gösterdi. 2013 yılında Princeton Üniversitesi’nde araştırmacılar “Ultrarelativistik Kara Delik Oluşumu” çalışmasında, bir kara delik oluşumu için daha önce hesaplanan enerji miktarının yarısından daha az enerjinin yeterli olduğunu gösteren bilgisayar modeli geliştirdiler. Princeton Üniversitesi’nden yapılan çalışma ile ilgili phys.org'da yayınlanan bir raporda, “Araştırmacılar, Einstein’ın Görelilik Teorisi’nden -özellikle enerji ve kütle arasındaki ilişkiyi tanımlayan kısım- bir parçacığın hızını artırarak kara delik yaratmanın teorik olarak mümkün olduğunu biliyorlar” denildi.
NBC’nin bilim haberleri sitesi MACH’ta Martin Rees’in kitabındaki uyarı ile ilgili olarak yayınlanan bir makalede, “Bir hızlandırıcı içinde çarpışan parçacıklar, Dünya’yı 90 metre boyunca bir topun içine daraltan “garip madde” parçacıklarını serbest bırakabilir. Başka bir senaryoda deneyler kaçınılmaz bir şekilde gezegenimizi içeriden kemiren mikroskobik bir kara delikler yaratabilir. Rees’in anlattığı en aşırı senaryoda, bir deney aksaklığı, uzayı, buradan en uzaktaki yıldıza kadar her şeyi silecek yeni bir forma neden olabilmesidir” denildi. Şimdi Event Horizon Teleskobu, bir kara deliğin görüntüsünü başarıyla elde edebildi. Bilim insanları bundan sonra daha radikal denemeleri hayal etmeye başladılar. Bilim insanları, insan bilgisinin sınırlarını zorlamaya devam ederken, manşetlerde “Dünyanın Sonu Olmayan Gün” başlıklarını okumaya devam etmeyi umuyoruz.